AnasayfaPortal*GaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Muhammed El Konyevİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
taz
Sitenin Onur Üyesi
Sitenin Onur Üyesi
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1497
Yaş : 38
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Muhammed El Konyevİ   Cuma Nis. 18, 2008 10:15 pm

Seyda-i Muhammed el-Konyevi (Kuddise
Sirruh), miladi 1942 yılında Mardin ilinin merkezine bağlı Konaklı
köyünde doğdu. Şu an hayatta olup Konya sivil havaalanı civarında
bulunan Reyhani köyünde insanlara Allah-u Zülcelal'ın emir ve
nehylerini anlatmak suretiyle insanların dünyada ve ahirette
kurtuluşlarına vesile olmaktadır. Sevenleri arasında Seyda namıyla
tanınmıştır.

Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh), anne tarafından
Hz. Ömer (Radiyallahu Anh)'in soyundan olup, daha küçük yaşlarda büyük
bir zat ve insanlara hidayet rehberi olacağı belliydi. İlim tahsiline
başlamadan önce bir süre kendi keçilerine çobanlık yaptı.

O
zaman köyleri kuraklık idi. Keçileri otlatmak için gece yola çıkarken,
sabah namazını düşünerek suyunu yanında götürürdü. Herhangi bir sebeble
suyu zayi olduğu zaman;
"Sabah namazının abdestini nasıl
alacağım." diye geceyi uyumadan, hep düşünerek geçirirdi. Epey
uzaklıktaki köye doğru karanlıkta giderdi.

Köye gelirken sabah
namazının vaktinin geçmesinden, güneşin doğmasından hep endişe ederdi.
Köye vardığında ise Allah-u Zülcelal'in bir lütfu olarak henüz sabah
namazı vakti girmemiş olurdu.

Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh)
bunların hepsinin Allah-u Zülcelal'in bir ikramı, O'nun bir ni'meti
olduğunu ifade ederdi. Bütün bunları; kendi kemalatı olduğunu açıklamak
için değil, Allah-u Zülcelal'in kendi üzerindeki bir ni'meti olduğunu
açıklamak için söylerdi.

Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh) daha
küçük yaşlardayken bile cemaati kaçırmazdı. Köy halkından o yaştakiler
arasında camiiye gelende yoktu. Köyün imamlığını yapan akrabası, ona
nazar değmesinden korkardı. Bunları, hiç kimse ona zahiri irşad yapıp,
tavsiye etmediği, anlatmadığı halde ibadetlerine devam ediyordu. Bu da
gösteriyor ki bütün bunlar, Allah-u Zülcelal'in ona bir ikramıydı.

Seyda-i
Konyevi (Kuddise Sirruh) bir süre sonra ilim uğruna bir medreseye
yerleşti. Medrese günlerinden bahsederken şöyle buyurdu;
"O
günlerin tadı bambaşka idi. İlim ve din aşkı bizi öyle sarmıştı ki; eve
geldiğim zaman, akrabalarımız, ilim ve din aşkından deli olacaksın diye
üzülürlerdi."

Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh)'nin zahiri
hocalarından birisi onun için; "Yalnız o talebeliğin hakkını
veriyordu." buyurmuştu.

Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh),
Muhammed Diyauddin (Kuddise Sirruh)'in torunlarından molla Takyeddin'in
halifesi molla Abdulbaki ve Seyda-i Süleyman Banihi'den de ilim tahsil
etti. Birkaç Alimden daha ilim tahsil ederek en son Gavs-ı Bilvanisi
(Kuddise Sirruh)'nin halifelerinden Abdussamed-i Ferhendi (Kuddise
Sirruh)'nin yanına geldi. Onun yanında bir yıl kaldıktan sonra zahiri
ilimlerden icazet aldı. Daha sonra Allah-u Zülcelal nasip ettiğinden,
Abdussamed-i Ferhendi (Kuddise Sirruh), onun güzel ahlakından dolayı
kızıyla evlendirdi.

Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh),
Abdussamed-i Ferhendi (Kuddise Sirruh)'nin yanında iken icazetine iki
ay kala şöyle bir rüya gördü;

"Şah-ı Hazne (Kuddise Sirruh)'nin oğlu, Şeyh Aleaddin'nin bir elçisi, şeyh Aleaddin'in;
"Ben
filan yerdeyim, bekliyorum, acele gel!" dediğini nakletti. Bu rüyanın
işaretiyle Şeyh Aleaddin'nin yanına giderek ona intisap etti. Kısa bir
zaman sonra Şeyh Aleaddin vefat edince, köyüne döndü. O zamanlar dayısı
o köyün imamı idi. Dayısı görevden ayrılınca, köy halkı ona imamlık
yapmasını teklif ettiler. Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh) kendi köyü
olması sebebiyle ilk önce kabul etmek istemedi. Ancak çok ısrar üzerine
onlara iki şart koştu.

Bu şartlardan birincisi; çalgılı
düğünlerin terkedilmesi ve kadınlarla erkeklerin bir arada oynamamaları
idi. ikincisi; beraberinde getirdiği talebelerin, bakımının
üstlenilmesi idi. Köylüler bu şartları kabul ettiler. Orada küçük bir
medrese yaparak üç yıl ikamet etti.

Üç yıl sonra kendi
tabirleriyle oradaki nasibi bitti. Köylülerden birisi düğününü çalgılı
bir şekilde yapınca, oradan ayrıldı. Bazı geceler hayırlı bir yer ve
hayırlı bir nasip dileyerek ağladığı söylenir. Allah-u Zülcelal onun bu
duasını kabul etti.
O sıralarda Gavs-ı Bilvanisi (Kuddise Sirruh)
vefat etmiş ve oğlu Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh), insanlara
Allah-u Zülcelal'in emir ve nehylerini anlatmak suretiyle irşada
başlamıştı. Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh), Seyyid Muhammed Raşid
(Kuddise Sirruh)'nin daveti üzerine, kayınpederi Abdussamed-i Ferhendi
(Kuddise Sirruh) ile birlikte Menzil köyüne geldi. Yirmi yıldan fazla
Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh)'nin yanında kaldı ve hizmetinde
bulundu. Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh) o günleri anarken;
"Keşke bütün ömrümüz onun hizmetinde geçseydi." buyurmuştu.

Bazı
insanlar, Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh)'nin, bazı nedenlerle oradan
ayrılma söylentisi üzerine, Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh)'nin
şöyle dediğini nakletmişlerdir;
"Ey Molla Muhammed! Senin
Menzilden ayrılman benim yüz ölümüme bedeldir. Ben bulunduğum müddetçe
burada olacaksın. Benimle geldin ve benimle gideceksin."

Seyyid
Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh), Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh)'yi
çok severdi. Hatta bazı insanlar söyleyemedikleri meseleleri onun
aracılığıyla Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh)'e iletirlerdi.
Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh)'ye;
"Seyyid Muhammed Raşid
(Kuddise Sirruh) sizi çok seviyor. Bunun hikmeti nedir?" dedikleri
zaman; "O benim kemalatımdan değil, Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise
Sirruh)'nin şevkat ve merhametindendir." buyururdu.

Seyda-i
Konyevi (Kuddise Sirruh), Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh)'nin
vefatından sonra bir yıla yakın teberrüken Menzil'de kaldı. Daha sonra
Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh)'nin işareti üzerine Konya'ya
hicret etti. Halen Konya'da insanlara Allah-u Zülcelal'in emir ve
nehylerini anlatmak suretiyle onların dünyada ve ahirette saadete
kavuşmalarına vesile olmaktadır.

Seyda-i Konyevi (Kuddise
Sirruh), sevenlerine daima Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem)'in ve ashab-ı kiramın yolundan gitmelerini tavsiye ederdi.
Sevenlerine, Allah-u Zülcelal'in rahmetinden, nefsin ve dünyanın
kötülüğünden çok bahsederdi. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem), ashab-ı kiram ve ilmiyle amel eden alimlerin ahlakından
bahseder ve onlar gibi ahlaklanmalarını söylerdi.

alıntıdır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.canmuhammed.ile.biz
X_@sRi_s@@det_X
Admin
Admin
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 912
Yaş : 33
Kayıt tarihi : 14/04/08

MesajKonu: Geri: Muhammed El Konyevİ   Salı Nis. 22, 2008 3:03 pm

Allah C.C. razı olsun kardesim!... ne mübarek insan var!...

_________________
Muhtacız Ya ResullAllah'a!...



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.asrisaadet.ile.biz
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Muhammed El Konyevİ   Salı Nis. 22, 2008 3:25 pm

X_asri_saadet_X demiş ki:
Allah C.C. razı olsun kardesim!... ne mübarek insan var!...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Muhammed El Konyevİ   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Muhammed El Konyevİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED(S.A.V)"DEN HADİS-İ ŞERİFE GÜZEL VE ÇİRKİN
» Ölümümü izler misin?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FORUM ANA SAYFA :: «««««İslam Adına Herşey Burada»»»»» :: Büyük şahsiyetler-
Buraya geçin: