AnasayfaPortal*GaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Miraç Kandili

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
taz
Sitenin Onur Üyesi
Sitenin Onur Üyesi
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1497
Yaş : 38
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Miraç Kandili   Cuma Nis. 18, 2008 10:18 am

Bu gece ; "Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir bölümünü gösterelim diye, kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren/yolculuk yaptıran Allah'ın şânı yücedir. Gerçekten o, işiten ve görendir." (İsra, 17/1) ayet-i kerimesinde de belirtildiği üzere alemlere rahmet olarak gönderilen Resûl-i Ekrem Efendimiz başka bir manevî binitle, göklere çıkmıştır.




Bu gece Kadir Gecesi'nden sonra en kıymetli gecelerimizdendir.


Hz.Muhammed (s.a.v.) birçok tecellilere mahzar olduğu Miraç, iki aşamalı olarak gerçekleşmiştir. İlki isrâ, ikinci aşama ise miraç olayıdır. Birbirini izleyen isrâ ve miraç olayı, Hz.Muhammed'in (s.a.v.) Medine'ye hicretinden bir buçuk yıl kadar önce 621 yılında Mekke'de meydana gelmiştir. İsrâ ve miraç, gece seyahati ve yüce makamlara yükselme anlamındadır.


1 - İsrâ Olayı

Arapça bir kelime olan İsrâ, "gece yürüyüşü, gece yolculuğu, geceleyin yürüme" anlamındadır. Hz.Muhammed'in (s.a.v.) hayatındaki önemli olaylardan olan isrâ olayı, Recep ayının 27. gecesi Kâbe'de uyuduğu sırada, vahiy meleği Hz.Cebrâil'in (a.s.) Yüce Allah'ın kendisini yüce katına davet ettiğini bildirmesiyle başladı. Hz.Muhammed (s.a.v.), Hz.Cebrâil'in (a.s.) rehberliğinde manevî binit Burak'la Mekke'deki Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'ya gitmiştir. Miracın, Yüce Allah'ın sosuz kudretiyle gerçekleşen Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya kadarki bu ilk bölümüne İsrâ adı verilir.

Miracın dünya üzerindeki ilk bölümü olan İsrâ olayı, başlangıcında yer aldığı için adını verdiği İsrâ Sûresi'nde, şöyle anlatılmaktadır: "Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir bölümünü gösterelim diye, kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren/yolculuk yaptıran Allah'ın şânı yücedir. Gerçekten o, işiten ve görendir." (İsra, 17/1)

Hz.Muhammed (s.a.v.), Kudüs'te kısa bir süre kaldı. Bu sırada, Mescid-i Aksâ'da iki rekat namaz kıldı.

Bundan sonra, Hz.Muhammed (s.a.v.) başka bir manevî binitle, göklere çıkmıştır.
2 - Miraç Olayı (Mi'râc-ı Nebî)

Arapça bir kelime olan Miraç, yükselme ve yükseğe çıkma anlamındaki "urûc" kelimesinden türeyen âlet/gereç ismidir. Miraç, "merdiven, yükselteç, asansör" gibi anlamlara gelir. Mescid-i Aksâ'dan başlayarak göklerin bütün tabakalarından geçip ilâhî huzura kadarki bölüme, Miraç denir. Hz. Muhammed (s.a.v.) göklerden sonra hiçbir insan veya meleğin erişemeyeceği yüce makamlara yükselmiştir. Varlıklar âleminin son noktası olan Sidretü'l-Müntehâ'ya kadar Cebrâil ile, daha sonrasına ise Refref adındaki manevî binitle gitmiştir. Beytü'l-Ma'mûr kendisine gösterilmiştir. Bundan sonra rabbinin huzuruna çıkan Hz. Muhammed (s.a.v.) bu sırada, nice sırlara, hikmetlere, nûrânî tecellilere mazhar olmuş, burada hiçbir aracı olmadan doğrudan vahiy almıştır.

Miracın sırlar dolu bu ikinci bölümüne, Necm Sûresi'nde şöyle işaret edilmiştir: "(Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (bir yorumda Cebrâil) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu. Sonra (ona) yaklaştı. Derken, sarkıp daha da yakın oldu. (Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu. Böylece Allah, kuluna vahyedeceğini vahyetti. Kalp, gözün gördüğünü yalanlamadı. (Şimdi siz) gördüğü şey hakkında, onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki, onu bir başka inişte daha görmüştü. Sidretü'l-Müntehâ'nın yanında. Me'vâ Cenneti, onun yanındadır. O zaman Sidre'yi, kaplayan kaplamıştı. Göz şaşmadı ve aşmadı (çakılıp kaldı). Andolsun ki o, rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü." (Necm, 53/7-18)

Miraçta Alınan Oniki Emir

1- Allah'tan başkasına kulluk etmemek,

2- Ana-babaya iyi davranmak,

3- Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışlara hakkını vermek,



4- Cimri ve israfçı olmamak,



5- Yoksulluk korkusuyla çocukları öldürmemek,



6- Zinaya yaklaşmamak,



7- Haksız yere cana kıymamak ve cinayet dolayısıyla aşırı gitmemek,



8- Yetimin malına güzelce yaklaşmak,



9- Ahdi ve sözü tutmak,



10- Ölçü ve tartıda doğruluk,



11- Hakkında kesin bilgi sahibi olunmayan şeyin ardından gitmemek,



12- Yeryüzünde böbürlenerek yürümemek,





Hz.Peygamber (S.A.V.), aynı gece, geri dönmüştür.

Miraç hediyesi olarak, günde beş vakit namaz, Allah'ın şirk koşma dışındaki günahları dilediklerinden affetmesi ve Bakara Sûresi'nin son iki âyetini getirmiştir. (Müslim, iman, 279)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.canmuhammed.ile.biz
taz
Sitenin Onur Üyesi
Sitenin Onur Üyesi
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1497
Yaş : 38
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Miraç Kandili   Cuma Nis. 18, 2008 10:19 am

Mirac Kandili, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) Efendimizin gecenin bir anında Mekke'deki Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek gecenin adıdır. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de; "Kulu Muhammed'i bir gece Mescid-i Haram'dan kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah'ın şânı yücedir.Doğrusu O, işitir ve görür." (İsra Suresi:1) buyurmuştur

Peygamberimizin hayatı içinde önemli bir yeri olan Mirac, Allah'ın sevgili Rasûlünden başka hiç kimseye sunmadığı ilahî bir ihsandır.
Yüce Peygamberimiz için pek büyük şan ve şereflerle dolu olan Mirac mûcizesi, biz müslümanlar için de ilahî rahmetler ve lütuflarla doludur.
Mirac olayının biz müslümanlar için en önemli sonuçlarından birisi, hiç şüphe yok ki, dinin direği olan namazdır. Namaz, bize bir Mirac hediyesidir. Onun içindir ki, namaz mü'minin miracı olmuştur. Nasıl ki, yüce Peygamberimiz Mirac'ta vasıtalardan arınmış olarak Mevlası ile karşı karşıya geldi ise, mü'min de namazda vasıtasız olarak doğrudan doğruya Rabbinin huzuruna çıkar; sadece O'na kulluk etme ve sadece O'ndan yardım isteme fırsatı bulur. Eğer mü'min, günde beş vakit namazını dikkatle ve huşu içerisinde kılacak olursa, o namaz onun için bir Mirac olur, kul onunla Hakk'a yol bulur.

Böyle müstesna bir gece vesilesiyle sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)'e vahyedilen, insanlığı mutluluğa götürecek prensipleri de hatırlamak lazımdır. Çünkü Kur'an-ı Kerim'de Mirac'ın ruhî hallerinden söz edilirken: "Allah kuluna vahyedeceğini etti"(2) buyurulmaktadır. Bu vahyedilen hakikatleri şöylece özetleyebiliriz: "Allah'a ortak koşulmayacak, yalnız O'na kulluk edilecek ve yalnız O'ndan yardım istenecektir. Anne ve babaya hürmet edilecek, onların duaları alınacaktır. Zinaya yaklaşılmayacaktır. Haksız olarak kimsenin canına kıyılmayacaktır. Yetimlere iyi muamele edilecektir. Ölçü ve tartıda doğruluk üzere olunacaktır. Bilmediğimiz bir şeyin ardından körü körüne gidilmeyecek, şuurlu hareket edilecektir. Yeryüzünde kibir ve gurur taslayarak yürünmeyecektir."
Bu saydığımız prensipler hiç şüphe yok ki bir toplum için gerekli bütün ahlâk ve fazilet kurallarını ihtiva etmektedir.
İşte Mirac gecesi böyle mübarek bir gecedir. Bu geceyi ihya ederken, bu gecede vahyedilen üstün gerçeklere kulak vermeliyiz. Yalnız Yüce Mevla'ya kulluk etmeli, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamalıyız.

Mirac gecesi, ulvî bir gecedir. O halde bu mübarek geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadetle Allah'a karşı şükran borçlarımızı ödemeliyiz; namaz kılmalı, Kur'an okumalı ve Allah'tan af ve bağış dilemeliyiz, çoluk çocuğumuza bu gecenin anlam ve önemini öğretmeliyiz. Çevremizdeki yoksullara ve kimsesiz çocuklara yardım ellerimizi uzatmalıyız. Annemizi, babamızı ve büyüklerimizi ziyaret edip ellerini öpmeli ve dualarını almalıyız. Ebediyete intikal etmiş olanlarımızı rahmetle anarak ruhlarını şadetmeliyiz. Dostlarımızla tebrikleşmeli, sevgi ve saygı duygularımızı perçinlemeliyiz.

Kandilleri birer fırsat bilmeli, bu müstesna zaman dilimlerinde Allah'a daha da yakın olmaya çalışılmalıdır. Bilelim ki, Allah'a yakınlık, O'nun emirlerini yerine getirmek, yasak ettiği şeylerden kaçınmakla mümkündür.

MÎ'RÂC GECESİ VE GÜNÜNDE YAPILMASI TAVSİYE EDİLEN İBÂDETLER

Bu gece yatsı namazından sonra 12 rek'at Hâcet namazı kılınır. Beher rek'atte Fâtiha'dan sonra 10 İhlâs-ı Şerîf okunur .

Namaza niyet şöyledir: "Yâ Rabbî, rızâ-i şerifin için niyet eyledim namaza. Bu gece yedi kat gökleri ve bütün esrârını göstererek muhabbetin ile müşerref kıldığın sevgili Habîbin Resûl-i zişân Efendimiz hürmetine ben âciz kulunu afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne ve rızâ-i ilâhîne mazhar eyle. "

Namazdan sonra:

- 4 Fâtiha-i Şerîfe,

- 100 defa, "Sübhânallâhi ve'l-hamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azıym",

- 100 İstiğfâr-ı şerif,

- 100 Salevât-ı şerîfe okunup duâ edilir.

Bu namazda, İhlâslar 100 adet okunursa, veya bu namaz 100 rek'at olarak kılınırsa; bunu yerine getiren mü'min, huzûr-i ilâhiye namaz borçlusu olarak çıkmaz.

Mî'râc Gecesi'nden sonraki gün, mutlaka oruçlu olmalıdır. O gün öğle ile ikindi arasında 4 rek'at namaz kılınır. Her rek'atte Fâtiha'dan sonra 5 Âyetü'l-Kürsî, 5 Kulyâ eyyühe'l-kâfirûn, 5 İhlâs-ı şerif, 5 Kul eûzü birabbi'l-felak, 5 Kul eûzü birabbinnâs sûreleri okunur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.canmuhammed.ile.biz
 
Miraç Kandili
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FORUM ANA SAYFA :: «««««İslam Adına Herşey Burada»»»»» :: Dini Günler ve Geceler-
Buraya geçin: